Solo ve ankastre makine farkı
Bulaşık makineleri ikinci elde iki ayrı yoldan alıcı bulur. Solo makineler kendi üst tablası ve yan panelleriyle her mutfağa konabildiği için spotçuların daha kolay yeniden satabildiği cihazlardır. Ankastre makineler ise yarı ankastre ve tam ankastre olarak ikiye ayrılır: ilkinde kontrol paneli görünür, ikincisinde makine tamamen dolap kapağının arkasında kalır.
Ankastre bulaşık makinesi satmak, solo bir makineye göre biraz daha hazırlık ister. Alıcı, makinenin yerleşeceği dolap boşluğuna uyup uymayacağını genişlik, yükseklik ve derinlikten anlar. Dar gövdeli modellerde bu bilgi daha da önemlidir, çünkü her mutfakta onlara uygun boşluk bulunmaz.
Alıcı makinede neye bakar?
İkinci el bulaşık makinesi alanlar makineyi kısa bir programda çalıştırmak ister. Suyun gelip gelmediği, ısınıp ısınmadığı ve program sonunda tabanın boşalıp boşalmadığı kontrol edilir. Sepet tekerleklerinin rahat kayması ve kapağın düzgün kapanması da göz önünde tutulur. Su giriş hortumu, patladığında suyu kesen emniyetli bir hortumsa bunu belirtmek alıcı için bir artıdır.
Sert su kullanılan bölgelerde kireç, bulaşık makinelerinin sık görülen sorunudur. İç haznede beyaz bir tabaka, püskürtme kollarının deliklerinde tıkanma görülebilir. Satıştan önce makine temizleyiciyle boş bir program çalıştırmak bu görüntüyü çoğu zaman belirgin biçimde düzeltir.
Söküm ve taşıma
Solo bir makineyi sökmek için musluğu kapatıp hortumları ayırmak ve fişi çekmek yeterlidir. Ankastre makinede buna ek olarak ön panel ve tezgâh altındaki sabitleme vidaları sökülür, makine dikkatle dışarı çekilir. Hortumları dolabın deliklerinden geçirirken takılıp yırtılmamalarına dikkat et; söktükten sonra makinenin arkasına bantlarsan taşıma sırasında ezilmezler.
Taşıma sırasında makineyi dik tutmak daha güvenlidir. Makinenin içinde bir miktar su kalır ve yan yatırılan makinede bu su taban haznesine akabilir. Bazı modellerde bu durum su taşma emniyetini devreye sokar ve makine kuruyana kadar çalışmaz.